KURUMSAL
Duyşen Selin Kuzu Balcı Yazarın Tüm Yazıları
Avukat, eğitmen ve yazar Av. Duyşen Selin KUZU BALCI, KUZU Hukuk & Stratejik Danışmanlık’ın kurucusudur. Mesleki çalışmaları kapsamında çeşitli meslek örgütlerinde sorumluluk üstlenmiş; şirket kuruluşu, kurumsal yapılanma ve sözleşme süreçlerin...
Havacılıkta emniyet, yalnızca uçuş sırasında alınan tedbirlerle sağlanmaz. Bir olayın zamanında bildirilmesi, doğru değerlendirilmesi ve benzerlerinin yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması da emniyet zincirinin ayrılmaz parçalarıdır.
Sivil Havacılık Emniyet Olayları Yönetmeliği (SHY-OLAY), 18 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve 18 Mart 2027’de yürürlüğe girecek. Yönetmelik; zorunlu ve gönüllü olay raporlama sistemleri ile zorunlu olayların 72 saat içinde raporlanmasına ilişkin yükümlülükleri düzenliyor.
Bu düzenleme, raporlamayı yalnızca bir formun doldurulup gönderilmesinden ibaret görmüyor. Asıl mesele; olaydan elde edilen bilginin korunması, incelenmesi ve emniyetin geliştirilmesi için kullanılabilmesi. Bir rapor, ancak gerekli değerlendirmeyi ve iyileştirmeyi başlatıyorsa amacına ulaşır.
Hava taksi ve iş jeti operasyonlarında bu yaklaşımın ayrı bir önemi var. Operasyonun ölçeği, uçuşların niteliği ve ekiplerin çalışma düzeni değişse de emniyet sorumluluğu değişmez. Uçuş ekibinin, işletmenin ve ilgili sorumlu personelin olayları zamanında bildirebilmesi; açık, anlaşılır ve güvenilir bir raporlama düzenine bağlıdır.
Raporlama kültürünün gelişmesi için çalışanların, bildirim yaptıklarında nasıl bir süreçle karşılaşacaklarını bilmesi gerekir. Bildirimin hangi kanaldan yapılacağı, kimler tarafından değerlendirileceği, bilgilerin nasıl korunacağı ve rapor sonucunda hangi adımların atılacağı açık olmalıdır. Çalışan, bildirim yaptığı için otomatik olarak suçlanacağı veya cezalandırılacağı endişesi taşırsa sistemden beklenen verim alınamaz.
Bu nedenle “adil kültür” yaklaşımı önemlidir. Bu yaklaşım, emniyet olaylarının görmezden gelinmesi anlamına gelmez; kasıtlı davranışlar ile insan hatası ve sistem kaynaklı risklerin birbirinden dikkatle ayrılmasını gerektirir. Amaç, sorumluluğu ortadan kaldırmak değil; olayın nedenlerini anlayıp tekrarını önleyecek çözümleri geliştirmektir.
Yönetmelik 18 Mart 2027’de yürürlüğe girecek. SHGM duyurusunda, hizmet sağlayıcıların raporlama sistemlerini kurmaları ve gerekli depolama kapasitesini oluşturmaları için yürürlük tarihinden itibaren 18 aylık bir geçiş süreci öngörüldüğü belirtiliyor. Bu süre, hazırlıkların ertelenmesi için değil; mevcut işleyişin gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemelerin planlanması için değerlendirilmelidir.
İşletmelerin bugün sorması gereken sorular basit ama önemlidir: Olaylar hangi kanaldan bildiriliyor? Bildirimleri kim inceliyor? Bulgular nasıl kayda alınıyor? Alınan önlemlerin uygulanıp uygulanmadığı nasıl takip ediliyor? Çalışanlar raporlama sistemine güveniyor mu?
Emniyet, yalnızca mevzuata uyum sağlamakla değil, günlük işleyişin içinde yaşayan bir kültür kurmakla güçlenir. Raporlama da bu kültürün başlangıç noktalarından biridir. Çünkü bildirilmeyen bir olaydan ders çıkarmak, aynı riski önceden görmek ve gerekli önlemi almak mümkün olmaz.
Av. Duyşen Selin KUZU BALCI
HAVTAP Dernek Avukatı ve Denetçisi